Sessiz, çekici, gizemli; dünya mirası

Sabahın çok erken saatleri de karşıladı bizi Safranbolu. Artık, birçok yerde tanık olamadığımız, tarihi dokusunu korumuş, kendine has bir görünüme sahip sessiz, çekici, gizemli bir “Anadolu ilçesi” kimliğiyle bizi ağırladı. İnsanlarının da Safranbolu’nun zengin ve derin kültürünün izlerini taşıdığına tanık olduk

“Korumanın Başlkenti” ünvanlı evleriyle ünlü Safranbolu ilçesi, Anadolu tarihi ve kültürünün canlı bir tanığı ola-rak, UNESCO’nun belirlediği “Dünya Miras Listesi’nde yer alıyor. Safranbolu güzelliği ve tarihi dokusuyla insanları etkiliyor. Safranbolu’nun etkilediği isimlerden biri de eşi Esin Öztürk Hayırcı ile 5 yıl Safranbolu’da yaşamış olan Opr. Dr. Emre Hayırcı. Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yıllarca çalı-şan Dr. Hayırcı, Eylül 2014 tarihinden itibaren Zonguldak Karadeniz Ereğli Avrupa Göz Merkezi’nde göreve başlasa da Safranbolu ile olan güçlü bağının hayat boyu devam edeceğini belirtiyor. Hayırcı çifti ile Safranbolu’da buluştuk hem birlikte ilçeyi gezdik hem de Dr. Emre Hayırcı ’dan Safranbolu’nun tarihi ve kültürel yapısı hakkında bilgi aldık.

“ÇİVİ ÇAKMAK BİLE YASAK”

Opr. Dr. Hayırcı Safranbolu evlerine ilişkin Ophthalmology Life Dergi-si okuyucuları için şu bilgileri veriyor: “Safranbolu Türkiye’nin evleriyle meşhur ilçesidir. 18’inci yüzyıldan başlayarak günümüze gelen yaklaşık 2 bin ev bulunuyor burada. Ortalama bin ev yasal koruma altında. Halkın bir kısmı evlerini konak olarak kullanırken, kimisi de babadan dededen kalma sobalı evlerde oturuyor. Evlerin çoğunda, çivi çakmak bile yasak.

Safranbolu evleri, geleneksel tarza uygun olarak üç katlı ve altı, sekiz odalı geniş hacimli olarak yapılmış. Odaların her biri bağımsız birim-ler halinde. Hepsinde yüklük denilen dolaplar, ocak ve sedirler ile gusülhaneler bulunuyor. Tavanları ahşap işlemeli. Evlerde çıkmalar var. Odaların büyüklüğüne göre, “muşabak” ismiyle anılan ahşap kafesler var. Bazı evlerde havuzlara da rastlanıyor. Evler, taş, kerpiç, ahşap ve kiremitten yapılı. Evin giriş kısmı “hayat” adıyla seslendiriliyor. Evlerin kapıları da oldukça farklı ve görkemli.”

Opr. Dr. Hayırcı, Safranbolu evlerinin halk tarafından “Şehir” diye bilinen ve kışlık olarak dillendirilen çarşı kesimi ile “Bağlar” diye nitelendi-rilen yazlık olarak kullanılan iki ayrı bölgede toplandığını da sözlerine ekliyor.

OSMANLI SARAYININ ARKA BAHÇESİ

Opr. Dr. Hayırcı, Safranbolu’nun tarihine yönelik de şu bilgileri veriyor: “Safranbolu 17’inci yüzyılda ticari açıdan çok önemli bir konum-da bulunuyordu; Sinop, Gerede ve İstanbul üçgenindeki ticaret yolu üstünde konaklama ve malların değişim merkeziydi. Osmanlı İmparatorluğu’nda çok sayıda devlet adamı Safranbolu’da yaşadı, Topkapı Sarayı’nda da çok sayıda Safranbolulu görev yaptı; bu nedenle ilçe ‘Osmanlı sarayının arka bahçesi’ olarak anılmaktaydı. III. Selim döneminde görev almış olan Safranbolulu Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından, 1797 yılında Anadolu’daki ilk saat kulesinin Safranbolu’da yaptırılması da ilçenin Osmanlı Devleti için öneminin bir göstergesidir.”

Safranbolu’nun görülmesi gereken başlıca yerlerine ilişkin olarak ise Opr. Dr. Hayırcı şunları söylüyor: “Tüm Safranbolu evlerinin kuşbakı-şıyla görüldüğü ve Türklerin Safranbolu’ya ilk konuşlandığı yer olan Hıdırlık Tepesi mutlaka gezilmeli. Ayrıca Akçasu kanyonu üzerinde, sıcak ve soğuk demir işçiliğinin yapıldığı Türkiye’nin tek lonca çarşısı olan Demirciler Çarşısı, Kale üzerinde bulunan Sultan II. Abdulha-mit tarafından 1906 yılında inşa edilen Eski Cezaevi Binası mutlaka gezilmeli.

MÜZE KENTTE TEMİZ HAVA, GÜZEL DOĞA Opr. Dr. Hayırcı, Safranbolu’ya gelince mutlaka Safranbolu Lokumu’nun yenİlmesİnİ de tavsİye edİyor. Opr. Dr. Hayırcı, Safranbolu’nun temİz havası, doğal güzellİklerİ, turİstİk ve sosyal özellİğİ ve İstanbul, Ankara, Sİnop’a yakınlığı nedenİyle bu güzel ve şİrİn İlçede yaşamayı tercİh ettİklerİnİ belİrtİyor.

1640 yılında Sultan I. İbrahim’in tahta çıkışından sonra Anadolu Kazaskeri olan Cinci Hoca (Karabaşzade Hüseyin Efendi) tarafından 1640-1645 tarihleri arasında kesme ve moloz taştan yapılmış iki katlı ve 62 odalı olarak yaptırılan ve günümüzde restorana dönüştürülen Cinci Han da Safranbolu’nun simgelerinden.

Bununla birlikte, Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından 19’uncu yüzyılın sonunda yaptırılan Safranbolu’nun kuzeydoğusunda, şehir merkezinden 7,5 kilometre uzaklıkta bulunan İncekaya Su Kemeri ile Tümülüsler, kanyon ve kaya mezarları Safranbolu’nun en önemli turizm mekânları arasında yer alıyor.”

KARABÜK’ÜN EN ÜNLÜ İLÇESİ

Batı Karadeniz’in yeşille mavinin karışımından meydana gelen güzelliği içerisindeki Kara Çalılık Yer anlamına gelen Karabük kentinin en büyük ve en ünlü ilçesi Safranbolu. “Korumanın Başkenti” ünvanlı ilçe, Anadolu tarihi ve kültürünün canlı bir tanığı olarak, UNESCO’nun belirlediği “Dünya Miras Listesi”nde yer alıyor. Doğanın içinde, Sivil Osmanlı mimarisiyle yapılmış Türk evleri ile hamamlardan hanlara, camilerden çarşılara dek toplum yaşamının çeşitli örneklerini günümüze taşımış Safran-bolu, 21. Yüzyılın Anadolu’nun geçmişine açılan pen-ceresi konumunda. Kazdağlıoğlu Camii, İzzet Mehmet Paşa Camii, Köprülü Mehmet Paşa Camii, Kent Tarihi Müzesi, Saat Kulesi, Eski Hamam, Yeni Hamam, Cinci Hanı, Bulak Mağarası, Eski Cezaevi, İncekaya Su Keme-ri, Yemeniciler Arastası, Demirciler Çarşısı, Manifaturacı-lar Çarşısı, tarihi çeşmeler ve kemerler Safranbolu’nun bin 500’e yakın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı arasında yer alıyor.

PAFLOGONYA BÖLGESİ

İlyada destanında da adı geçen Paflagonya bölgesi, antik dönemde Anadolu’nun kuzeyinde bulunan Kızılırmak, Sakarya Nehri ve Karadeniz’le çevrelenen bölgeye deniliyor. Günümüzde Kastamonu, Sinop, Bartın, Çankırı ve Karabük kentlerinin tamamı ile Ço-rum, Bolu, Zonguldak ve Samsun kentlerinin bir kısmı da Paflagonya’da içerisinde sayılıyor. Bölgede hüküm süren Gasgaslar, Hititler, Kimmerler, Frigler, Helenistik Krallıklar, Bizans Krallığı, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar’ın toplum, siyaset, ticaret ve kültürünün de izleri Safranbolu’nun zengin tarihi ve kültürel mirasına katkıda bulunuyor.

Ophthalmology Life 2014 20. Sayı

 

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here