Postoperatif iki endoftalmi olgusunda Yargıtay kararı

Hepimiz ameliyatlar yapıyoruz. Bu ameliyatlar sırasında ve sonrasında kıdemimiz ve mesleki
deneyimimiz ne kadar çok olsa da bir heyecan ve kaygı duyuyoruz. Bu heyecan ve kaygı belki de bizim daha dikkatli ve sorgulayıcı olmamıza neden oluyor. Aslında galiba böyle de olmasının mesleki hata yapmayı önlemek adına çok da katkı sağladığını düşünüyorum. Cerrah olarak kendi davranışlarımızın ve tıbbi eylemlerimizin tıp kurallarına uygunluğunun yanında ekibimizin davranış ve eylemlerinden de sorumlu oluyoruz. Ekip içindeki diğerlerinin de varsa hataları sorumluluğa neden olabilmektedir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/27947 E. 2014/21434 K. 30.10.2014 T kararında katarak ameliyatı sonrası endoftalmi gelişimi ve oluşan görme kaybı nedeniyle taksirle yaralama suçundan ötürü haklarında dava açılan ameliyat ekibi hakkında verilen mahkumiyet kararını onamıştır. Yargıtay, Adlı Tıp Kurumu’nun Raporu’nda; ‘’hastanın göz içinden alınan örneklerden hastane enfeksiyon amili olduğu bilinen Pseudomonas türü bakterilerin ürediği, enfeksiyonun ameliyat esnasına kullanılan araç, gereç, malzeme ve solüsyonlardan kaynaklanabileceği, ameliyatta sterilizasyon ve dezenfeksiyon sorunu yaşandığı, başta idare olmak üzere ameliyat ekibinin sorumlu olduğuna’’ ilişkin görüşü karşısında, mahkemece sanıkların mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görmeyerek onaylamış, ancak; taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmayan sanıklar aleyhine hak yoksunluğuna hükmedilmesini bozmuştur.

Burada dikkat çekilmesi gereken husus sadece ameliyatı gerçekleştiren doktoru değil, diğer sanıkların da mahkumiyetine karar verilmesidir. Sadece ekibimize dikkat etmek, onların fiil ve eylemlerinden de sorumlu olmak değil, ayrıca ameliyatta kullanılan malzeme, araç, gereç ve solüsyonların sterilizasyon ve dezenfeksiyonundan da sorumlu olduğumuz gerçeği kararda vurgulanmaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi başka bir dosyada postoperatif endoftalmi nedeniyle gelişen endoftalmiye bağlı görme ve göz kayıplarında taksirle yaralama suçundan yargılanan göz hekimi sanığın beraatine ilişkin kararı bozmuştur. Bozma kararının gerekçesinde; ……‘’Her ne kadar Yüksek Sağlık Şurası tarafından düzenlenen raporda; Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu hastalarda gelişen endoftalmilerin hekim hatası olmadığı, kullanılan göz içi yıkama solüsyonları veya intrakameral verilmiş olan antibiyotik sonucu gelişmiş olan bir komplikasyon olduğuna’’ karar verilmiş ise de, İdare aleyhine Hizmet Kusuru’ndan kaynaklanan tazminat istemine esas dosya kapsamında Adli Tıp ilgili ihtisas kurulu raporunda ‘’….ameliyat ortamındaki
sterilizasyonda bir kusur olduğunun’’ tespit edildiğinin bildirilmesi karşısında, dosyanın bir bütün halinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek, sanık tarafından bir saatlik sürede yapılan 8 operasyonun süre ve kullanılan malzemeler ile malzemelerin kullanılma sayısı bakımından tıp biliminin kurallarına uygun olup olmadığının tespiti sağlanarak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 12. Ceza
Dairesi 2015/2320 E. 2015/19327 K 17.12.2015 T.)

Burada vurgulamak istediğim ana olay Yargıtay’ın Adli Tıp Kurumu’ndan yanıtlamasını istediği sorudur. Yargıtay açıkça süre bakımından bir saatte 8 ameliyat yaparken malzemelerin steril edilip edilmediğini ve kullanma sayısı bakımından da tek kullanımlık malzemelerin çoklu kullanılıp kullanılmadığını sormaktadır. Bu koşullar altında ameliyat yaparken hem ekibimizin, hem de kullandığımız malzemelerin sorumluluğunu taşıdığımızı unutmamalıyız.

Doç. Dr. Erdal Yüzbaşıoğlu

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here