Mantar ve paraziter keratitlerde tanı

Oftalmoloji pratiğimizde mantar ve paraziter keratit görme sıklığı bölgesel farklılıklar göstermekle birlikte bakteriyel keratitlere oranla daha az
görülmektedir.

Ancak gerek mantar gerekse paraziter keratitlerde erken tanı ve uygun tedavi ile alınacak sonuçlar yüz güldürücü olabilmektedir. Tanıda kültür ve mikroskopik incelemeler uygun tedavinin başlangıcı için ilk adımı oluşturmaktadır.

MANTAR KERATİTİ

Mantar enfeksiyonlarında kültür, mikroskobik muayene için korneal kazıntı, ülser tabanından ve kenarından olacak şekilde steril bistüri ucu ya da kimura spatül ile alınır. Kazıntının mikroskopik muayenesi için çeşitli boyalar uygulanabilir. Bunlar Gram, Giemsa, % 10’luk Potasyum Hidroksit (KOH), Periodic Acid Schiff (PAS), Calcofluor White (CW), Gomori Methamine Silver (GMS), Lactophenol Cotton Blue (LPCB) gibi boyalardır. Örneklerin mikroskobik incelemesinde bölmeli ya da bölmesiz hifler, dallanma yapan ya da yapmayan hifler görülebilir. Bazı hifler melanin pigmentine bağlı kahverengi olarak saptanır. Maya hücreleri ise oval, yuvarlak ve renksiz görülebilir. Nocardia hifleri diğer hiflere göre çok daha ince, silindir şeklindedir ve dallanma gösterir. Mikroskopik muayenede hiflerin belirlenmesi kültür işlemine göre çok kısa sürede sonuç verdiğinden erken dönemde uygun tedavi başlanabilir. Kültür için alınan örnekler kanlı, beyin-kalp infüzyon, Sabouraud ve çikolata besiyeri gibi çeşitli besiyerlerine ekim yapılır. Kültürdeki üremeler genelde 3-4 günde meydana gelir ama geç sonuçlar için 4-6 hafta daha beklemek gerekir. Bunlardan sonuç alınamadığında tekrarlayıcı örneklemeler yapılabilir. Özellikle derin yerleşimli olgularda sonuç alınamaz ise korneal biyopsi yap ılarak örnekler alınır. Alınan parçanın hem
mikroskobik hem de kültür muayenesi tekrarlanır. Tan ı da diğer bir yöntem olan polymerase chain reaksiyonundan (PCR) alınan örnekte DNA’nın belirlenmesi yapılabilir. Pahalı olması ve deneyimli
ekip gerektirmesi gibi dezanvantajları yanında çok hızlı sonuç vermesi gibi çok önemli bir üstünlüğe de sahiptir. Korneanın invivo değerlendirilebildiği konfokal mikroskopi ile mantar keratiti tanısı hızla konulabilmektedir. Konfokal mikroskopi ile infiltrat alanında birbiri ile kesişen hif benzeri beyaz dallanma şeklinde görünümler, mantar lehine bulgulardır. Bu yöntemle tanı çok hızla konulabilir, tedavinin yanıtı takip edilebilir ve yöntem tekrarlanabilir.

ACANTHAMOEBA KERATİTİ

Acanthamoeba enfeksiyonlarının tanısında da en sık başvurulan yöntemler; kornea kazıntı örneğinin mikroskopik incelemesi ve kültürdür. Direkt mikroskopik inceleme, hızlı tanı avantajının yanında yanlış negatif sonuç oranı yüksek bir yöntemdir. Kronik enfeksiyonlarda parazit korneanın derin tabakalarına yerleştiği için kazıntı ile tespiti güç olabilmektedir. Kist ve trofozoitler Giemsa, Periodic asit-Schiff (PAS), Hematoksilen-eosin, Wright, Calcoflour beyazı ile boyanırlar. Acanthamoeba için en uygun kültür vasatı besin içermeyen E.coli ekilmiş Sabouraud agarıdır. Parazit kültürde 2 ila 10 günde ürer. Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yönteminde uygun oligonükleotid bölümleri ile Acanthamoeba DNA’sı izole edilebilmektedir. PCR ve real-time PCR yöntemlerinin, az miktarda kornea örneğinde hızla sonuç verebilmesi ve yüksek duyarlılığı diğer yöntemlere üstünlükleridir. Konfokal mikroskopi, Acanthamoeba keratitinde erken tanı sağlayan ve invaziv olmayan bir incelme yöntemidir. Kısaca özetlemek gerekirse keratitlerde tedavi başlamadan önce kültür ve mikroskopi için örneklerin alınması çok önemlidir. Kültür sonuçlarından çok daha kısa sürede örneklerin sitolojik olarak değerlendirilmesi yapılabilir. Özellikle sitolojik muayene için en az 2 örnekleme yapmak daha uygundur. Buna rağmen sonuç alınamayan olgularda örneklemeleri tekrar tekrar almak gerekebilir.

Ophthalmology Life 2014 19. Sayı / Prof. Dr. Meltem Yağmur

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here